|
TANZİMAT EDEBİYATI VE ŞİİR
19’uncu yüzyılı kapsar. Divan edebiyatının yerine Batı
edebiyatı örneklerinin alındığı yeni edebiyat. 3 Kasım
1839’da Tanzimat Fermanı’nın açıklanmasıyla başladığı kabul
edilir. Âgah Efendi’nin 1860’ta çıkarmaya başladığı
Tercüman-ı Ahval gazetesi Tanzimat edebiyatının gelişmesinde
önemli rol oynadı. Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet
Midhat, Cevdet Paşa, Şemseddin Sami gibi yazarlarca
desteklendi. Toplum için sanat anlayışı benimsendi.
SERVET-İ FÜNUN
ya da EDEBİYAT-I CEDİDE
1891 - 1944 arasını kapsar. Ahmet İhsan tarafından
yayımlanmaya başlanan Servet-i Fünun dergisi, Türk
edebiyatının bir dönemine damgasını vurdu. Nabizade Nazım,
Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmed Rasim, Mahmut Sadık ve Halit
Ziya Uşaklıgil Servet-i Fünun’un önemli yazarları. 1896’da
derginin yazı işleri müdürlüğüne Tevfik Fikret’in
getirilmesinden sonra Edebiyat-ı Cedide akımının temsilcisi
oldu. Dergi 1901’de kapatıldı. İkinci Meşrutiyet’in
ilanından sonra gazete olarak çıktı ve haftalık dergiye
dönüştü. 24 Şubat 1910’da "Fecr-i Ati Encümen-i Edebisi"
imzalı bir bildiri yayımlandı ve dergi bu akımın resmi
organı haline geldi. Başlıca temsilcileri Tevfik Fikret,
Cenap Şahabetin, Hüseyin Siret, Hüseyin Suat, Ahmet Reşit
Rey, Ali Ekrem Bolayır, Süleyman Nesip, Süleyman Nazif, Faik
Ali Ozansoy, Celal Sahir Erozan, Halit Ziya Uşaklıgil,
Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu,
Saffeti Ziya, Ahmet Şuayb.
FECR-İ ATİ
1910-1912 arasını kapsar. Edebiyat-ı Cedide’ye tepki olarak
doğdu. Edebiyat-ı Cedide’nin karşılaştığı dil, Batı sanatı,
ulusal kültür gibi sorunlara çözüm bulmak iddiasındaydı. 20
Mart 1909’da İstanbul’da Hilal Matbaası’nda toplanan bir
grup yazar tarafından açıklandı. Bildiriyi hazırlayıp
imzalayan yazarlar: Ahmed Haşim, Emin Bülend Serdaroğlu,
Lami, Tahsin Nahit, Cemil Süleyman Alyanakoğlu, Hamdullah
Suphi Tanrıöver, Refik Halid Karay, Şahabeddin Süleyman,
Abdülhak Hayri, İzzet Melih Devrim, Ali Canib Yöntem, Ali
Süha Delibaş, Fazıl Ahmet Aykaç, Mehmet Behçet Yazar, Mehmed
Fuad Köprülü, Mehmed Rüşdü, Müfid Ratip, Yakup Kadri
Karaosmanoğlu. Daha sonra aralarına Faik Ali Ozansoy, Celal
Sahir Erozan ve Ahmed Samim de katıldı. Genç yetenekleri
biraraya getirmek, edebiyat ve sanatın gelişmesine katkı
sağlamak, tartışmalarla halkı aydınlatmak, önemli yabancı
yazar ve yapıtları Türkçe’ye kazandırmak gibi amaçları
vardı. Edebiyat-ı Cedide ve Genç Kalemler dergisi
çevresindeki yazarlarla ciddi tartışmalar yaşandı. Topluluk
1912’de dağıldı. Çoğu "milli edebiyat" akımını benimsedi.
YEDİ MEŞALECİLER
Yusuf Ziya Ortaç’ın 1928’de çıkardığı Meşale isimli dergi
çevresinde toplanan Sabri Esat Siyavuşgil, Ziya Osman Saba,
Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi, Vasfi Mahir Kocatürk,
Cevdet Kudret ve Kenan Hulusi’nin oluşturduğu akım.
Edebiyatta canlılık, samimiyet ve sürekli yenilik ilkesini
benimsediler. Mallarme, Baudelaire, Verlaine gibi Fransız
şairlerini kendilerine örnek aldılar. Ama amaçlarına
ulaşamadılar. Meşale dergisinin 1928’de kapanmasıyla bu grup
dağıldı.
GENÇ KALEMLER
Selanik’te 1910-1912 arasında yayımlanan Genç Kalemler
dergisi çevresinde toplanan şair ve yazarlar. Milli edebiyat
akımını ve "Türkçülüğü" benimsediler. Ziya Gökalp’in "Turan"
adlı şiirini Tevfik Serdar takma ismiyle bu dergide
yayımlaması büyük yankı uyandırdı. Ömer Seyfeddin’in "Yeni
Lisan" adlı makalesi de edebiyat çevrelerinde yeni bir
tartışma başlattı. Dilde yalınlaşmayı, Türkçe yazmayı ve
edebiyatın halka indirilmesi görüşünü savundular.
Başyazarlığını Ali Canib Yöntem’in yaptığı dergi çevresinde
toplanan yazarlar Ömer Seyfeddin, Ziya Gökalp, Tevfik
Fikret, Ali Naci, Kazım Nami Duru, Celal Sahir Erozan,
Hamdullah Suphi Tanrıöver, Enis Avni ve Hüseyin Siret’tir.
BEŞ HECECİLER
İkinci Meşrutiyet’ten sonra hece ölçüsüyle şiir yazmaya
başlayan ve milli edebiyatı savunan beş şairimiz: Orhan
Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf
Ziya Ortaç ve Faruk Nafiz Çamlıbel. Servet-i Fünün’un etkisi
yüzünden şiire aruzla başladılar. Ardından hece veznine
geçtiler. Yeni biçimler arayarak uzun şiirler yazdılar.
Ulusal değerlere, kaynaklara yöneldiler ve şiire konuşma
üslubu getirdiler. Bazı edebiyat araştırmacıları bu isimlere
Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, İbrahim Alaettin Gövsa,
Şükufe Nihal Başar ve Halide Nusret Zorlutuna’yı da
ekleyerek "10 hececiler" tanımını kullanır.
İKİNCİ HECECİLER
Beş ya da on hececiler olarak adlandırılan şairlerin
ardından gelen kuşağı tanımlar. Bunlar Necip Fazıl Kısakürek,
Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabri Esat Siyavuşgil, Ahmet Muhip
Dıranas olarak sıralanır. Bu grupta Batı şiirinin etkisi
daha belirgindir. Bu kuşak Garip şiir akımına zemin
hazırladı.
YAHYA KEMAL BEYATLI
Yahya Kemal Beyatlı başlıbaşına bir ekoldür. Diğer
şairlerden kendi özgünlüğüyle ayrılır. Yahya Kemal, bir
başka bileşimin ardındadır. Temelde Osmanlıca yanlısı ve
gelenekçidir. Tanpınar’ın deyişiyle, "Ona göre Türkçülük
davası, Türkiye meselesidir. 1071’deki Malazgirt zaferiyle
yeni bir vatanda, yeni bir millet doğmuştur. Bu milletin dil
ve kültürü bu yeni vatanın malıdır." Böylece, tarih anlayışı
onu Osmanlıcılıkla Türkçülüğün bileşimine götürür. Mallarme,
Valery gibi Fransız ozanlarına |